Internet Anılarından Uzun İnce Bir Yol (2)

13 Aralık 2009 Pazar



İnternetteki enteresan anılara devam ediyoruz…

…………………………………………………………………………………….

Yine 1997 yılı… Meraklıyız ya yeni keşfettiğimiz internette yeni insanlar tanımaya. Microsoft chatte sohbet odamız var. Odamızda insanlar da var; ama yetmiyor ve daha da çok insan tanıma çabasıyla gezintiye çıkıyorum.

Yabancı ülkelerin odalarına bakarken, İsviçre’den olduğu yazılmış; ama Türkçe isimli bir oda gözüme çarpıyor. Bakayım diyor ve giriyorum. Selamlaşma ve sonrasında tanışma…
…………………………………………………..

- Türkiye’yi özlüyor musunuz?

- Özlemek ne kelime? Türkiye hasreti beni bitiriyor… En çok da karpuzunu özlemekteyim. Burada karpuz çok pahalı; ama uçaklar ucuz . Türk parasıyla 40 milyon lira kadar karpuzun fiyatı. Karpuza 40 milyon lira vereceğimize uçağa biniyor, sabah İstanbul’a gidiyor ve bolca karpuz yiyor, akşam dönerken buraya da getiriyoruz. Böylece hem İstanbul hem karpuz :))

- Ne güzel… Ermeni olduğunuzu söylediniz ama Türkiye’yi çok seviyorsunuz.

- Ben mutlaka bir Türk’le evleneceğim… Nerdeyse evde kaldım J Türk beklediğim için…

- Ermeni derken benim de bir anım var Ermeni bir insanla…

- Nasıl?

- Anlatayım… Yıllar önce mide kanaması geçirmiş ve oruç tutamamıştım. Kimse görmesin diye de gizli yerlerde yiyordum orucu. Kumkapı’da dayımın dükkânına gittim ve sigara içiyordum. 65 yaşlarında bir yaşlı kişi geldi. Gözleri öfke doluydu. “Eyvah!” dedim içimden. Ve korktuğum oldu. Bağırmaya başladı yaşlı adam. “Utanmıyor musun oruç yemeye sen?” dedi öfkeyle. “Amca ben hastayım; o nedenle oruç yiyorum.” deyince daha da öfkelendi. “Hastaysan sigara içiyorsun ama…”. Ve elindeki bastonu havaya kaldırdı birden. “Bana gâvur dersiniz. Ermeni’yim. Güzel bir dine sahipsiniz ve bu şekilde yapıyorsunuz. Utanın utanınnnn.” Deyip üzerime yürüdü…

- Dur! Devamını anlatayım mı?


- Sen ne bileceksin?


- :)) Bilirim… O sana baston sallayan benim dedem idi. Rahmetli oldu. O akşam öfke ile eve geldi. Aslında sakin bir insandı. Olayı anlattı. Çok üzülmüştü bir müslümanın açıktan sigara içmesine. “Hırsımı alamadım!” dedi… Sen alttan almışsın ve sana nasihatler etmiş…


- Nereden nereye? Bu nasıl bir tesadüf? Bana olayı anlatmasan asla inanmazdım.


- Evet… Artık öz ağabeyim gibisin. Ne de olsa dedemden yadigârsın :)))

6 yaşına kadar İstanbul’da oturan ve sonrasında İsviçre’ye göçmüş bir Ermeni ailesinin 22 yaşında kızı… Yıllarca sürecek bir dostluk o gece bu konuşmayla başladı. Ve gerçekten sonradan bir Türk’le evlendi…

İnternet ortamında ender rastlanacak çok hayret ettiğim bir tesadüf idi bu olay…
……………………………………………..

Aynı chat odasında 3 gün sonra da orada işçi olarak çalışan bir Türk ailenin kızı ile tanıştım. 26 yaşında idi ve cıvıl cıvıl, sürekli konuşan, bol espriler yapıp odadakileri kahkahalarla güldüren bir kızdı. Türkiye’den bir erkekle nişanlıymış. Nişanlısını görmek için çok zaman, günübirlik olarak uçaklarda hosteslik görevi alıp İstanbul’a gelir, Mahmut’unu görür ve aynı uçakla geri dönermiş.

1 ay kadar uçaklarda günübirlik hosteslik görevi bulamaz olmuş. Ailesi de nişanlısını görmeye gitmesine razı olmuyormuş. Kız ne yapsın? Hem üzgün hem de özde cıvıl cıvıl bir ruh hali ve şakacılık var…

Bir gece odadaki bulunanlara “Hadi” dedi “Bir tiyatro yapalım.” Birine nişanlısı Mahmut rolünü verdi, diğerlerine uygun başka roller… Herkes nickini değişti. Mahmut rolünü alan da nickini Mahmut olarak değiştirip geldi. Tiyatro başladı…

Kız: - Ooooo Mahmut’um hoş geldin sefalar getirdin. Nerelerdeydin? Alçak! Gözlerim yollarda kaldı.


Sahte Mahmut: - Senin için dere tepe aşıp geldim gülüm benim. Hasretine dayanamadım.

Odaya bir kişi girer o an… Nicki Hilal…

Kız: - Mahmut’um… Aşkımmmmm… Bak Hilal de geldi sakın beni aldatma Hilalle… Aşıkım sana adam. Başkasına bakarsan seni vururum.


Sahte Mahmut: - Seni alıp diyar diyar götüreceğim. Hani son öpüştüğümüz yer var ya… Oraya gidelim…


Kız: - Gidelim Mahmudummmm… O öpüşü unutamadım kiii…


Hilal: - Güzel öpüyor muydu bari?


Kız: - Ne yapacaaan? Elimden mi alacaaan? O öpüşü başkasına bırakır mıyım heç? Mahmutum öpüyor Mahmutuuuum…


Hilal: - Çok mu güzel öper kız bu Mahmut?


Kız: - Hem de nasıııl? Ayaklarını yerden keser… Aaaah aaahhh… Öp lan Mahmut beni…


Sahte Mahmut: - Hilal kız… Sen de mi istiyon?


Kız: Ulan Mahmuuut… Kırarım kafanı. Sadece beni öpeceen sen.


Hilal: - Şimdi var yaaaa… Senin Mahmuduna da sana da bak ben ne yapacağım? Bitti kızım nişan bitti!!! Demek Türkiye’deki Mahmut nasıl olsa sağlam ve de salak. Burada da başka Mahmut… Gel keyfim gellll


Kız: - Ne Türkiyesi kız Hilal? Ne Mahmudu … Benim Mahmudum burada. Ooofff offf… Ne yakışıklım bu bir bilsen?

O an Hilal nick değişir… Mahmut1 olur. Kız konuşamaz bir süre…

Kız: - Mahmut? Hanginiz Mahmut? Şaka Mahmut… Ciddi Mahmut… Yaaa Mahmut… Bela Mahmutt..


Mahmut1: Nişanı bozdum kızım. Git istediğin Mahmut’la kırış.


Kız: - Ya Mahmudum yaaa… Şakaydı yaaa… Yapma bunu bana... Hasretinle tiyatro yapalım dedik yaa…


Mahmut1: - Sen tiyatrona devam et. Artık hürsün.. Tiyatro yap, dans yap ne yaparsan yap…

Der ve beklemeden çıkar gider…

Sahte Mahmut: - Ne oldu böyle yaa? Şaka ciddi mi oldu ne? Hilal kim?


Kız: - Ulan sahte Mahmut!! Allahın belası Mahmut.. Ulan Yalancı Mahmut.. Ulan serseri Mahmutttt!!! Daha mı konuşuyon sen lan? Adam gitti bu hala konuşuyor yaaaa…
…………………………………………


Ben ekranın arkasından kahkahalarla gülüyordum. Çünkü Hilal de şaka sanmıştım. Ama ertesi gün üzüldüm. Çünkü Mahmut1 asıl Mahmut imiş meğer ve o sırada nişanlısına sürpriz bir şaka yapmak için Hilal nicki ile gelmiş. Şaka yapayım derken de bu şakalara şahit olmuş. Sonra mı? Gerçekten de nişanı atmış....

Ve böylece de internetin masum bir şakası her şeyi bozmuş.


12 yorum:

newbahar dedi ki...

İnternet anıları deyince tuhaf kaçıyor:)
Aslında şu bloglarda ki dostluklar ve paylaşımlarda birer anı değil mi?
İlk anınız gayet hoştu ama ikincisi beni üzmekten çok kızdırdı. Chat odaları falan hiç bilmediğimden insanların yüzlerinde ki görünmeyen maskeler kimbilir kaç insan yaralamıştır veya karalamıştır.

Selamlar

gordion960 dedi ki...

gün glecek her şey birer anı olacak her birimizin sayfalarında hafızalarımızda, güzel anılmak asl olan ben insanların samimi olmasından yanayım her ortamda sevgiler.

vaan ve millet dedi ki...

tebrk ediyorum güzel bir yazı

sihirliyazilar dedi ki...

Hayret ettim valla. Her iki anı da ne kadar inanılmaz değil mi? Nasıl tesadüfler bunlar böyle? İnsanoğlunun başına ne kadar garip şeyler geliyor. Hele birincisi olacak şey değil. Dünya küçükmüş gerçekten. Ermeni dede o kadar kızdığına göre, siz de oruç yerken saklanmak durumunda kaldığınıza göre, memleketin neresindeydiniz bilmem ama en azından İzmir'de olmadığınız kesin:) Burda ne ermeniler ne de müslümanlar, olayın bu boyutuyla ilgilenmezler kesinlikle. İlginç geldi bana bu anılar. Daha çook vardır mutlaka. Diğerlerini de yazacak mısınız? Yazılabilecek olanları yani:))

suskunbiradam dedi ki...

Newbahar....

Aslında chat odaları o yıllarda o kadar masum idi ki... Sohbetler o kadar tatlıydı ki. Ya da benim katıldıklarım öyle idi. Zaten insanlar kendilerine uygun yerlerde olmazlar mı hep? :)

Ah o görünmeyen maskeler... Hani bir yazımda da belirtmiştim ya. Keşke buradaki maskeler tehlikeli olsa Newbahar... İnan bana günlük yaşantımızdaki maskeler buradakinden tehlikeli boyutlarda... :))

Selamlarımla...

suskunbiradam dedi ki...

Gordion960...

Zaten anılarımız değil midir ki bizi geleceğe taşıyan köprü?

Sevgiler...

suskunbiradam dedi ki...

Vatan ve Millet... Teşekkürler... Her zaman beklerim...

suskunbiradam dedi ki...

Sihirliyazılar... İnanın bana da ilginç geldiğinden worde ve kağıtlara yazıp saklamıştım... :)

Ermeni dede ile muhabbetimiz İzmir'de değil; ama İzmir gibi bir yerde idi. İstanbul Kumkapı'da... Ve ben mide kanaması geçirmiştim, o nedenle, biraz değişim için, dayımın yanına gitmiştim. Yıllar sonra torunu ile nette karşılaştım... :)

Internet anıları var tabi. Ara ara yazacağım... Tabii insanların kişiliklerine yönelik, ya da bana verdikleri sırlara yönelik asla...

Bir de ben buraya "Sanal" demediğim için, günlük hayat gibi gördüğümden ve burada tanıştıklarımla günlük hayatta da tanıştığım için anılar daha bir hoş iz bırakıyor bende..

Sevgiler...

emine ünal dedi ki...

Merhaba..

Hevesle okudum yazılarınızı,ne tesadüfler oluyor hayatta,varsa daha anılarınız merakla takip edeceğim..
Ayrıca ben internet acemisiyim galiba,hiç bilmiyorum bu odaları,hatta eşime sormuşumdur chat odalarında tanışıp evlenenler var nerde bu odalar diye:))..Ama ne kadar masummuş o zamanlar,ben bi keresinde yeni pc kullanırlen ''okey''oynuyodum eşimin nickiyle,hiç oynamayıp hemen tanışma faslına geçerlerdi,oyun oynamak için girmişiz işte oynasanıza dimi,cvp vermeyince küfrü basıp çıkanlar falan,neti bile ne amaçla kullanıyor bizim millet:((

papuç dedi ki...

Sahte Mahmut'a koptum..Lan Mahmut Sahte Mahmut, asıl Mahmut gitti Mahmut :) Tekerleme gibi ;P

Nette çokkomik olaylar oluyor cidden...

Ben de bi Hristiyan sohbet sitesine takıldım bi kaç gün..Bakalımordakiler neler konuşuyor diye..2.günün sonunda baktım ki onların hepsi kılık değişmiş Müslüman :)))Neymiş tebliğ amaçlı girmişler siteye :)) Kendi kendilerine tebliğ yapmışlardır çünkü Hristiyan kalmamıştı sitede :))))

Hoş yazı olmuş eğlenceli( ki Mahmutun sevgilisi pek eğlenmemiş ama biz okurken eğlendik )

suskunbiradam dedi ki...

emine ünal...........

Yorumunuzu ne geç görmüşüm... Çok özür dilerim...

Teşekkürler... Selamlar...

suskunbiradam dedi ki...

papuç.......

Yorum ve yazılarını sevdim arkadaşım...

Açık sözlü arkadaşlar hep tercihimdir :))

Sevgi ve selamlarımla...

Yorum Gönder